Saç dökülmesi, toplumda yaygın görülen bir sorundur. Saç tellerinin incelmesi, zayıflaması ve dökülmesi ile kendini gösteren bu problem, bireylerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Saç dökülmesinin doğru teşhis edilmesi ve uygun tedavi yöntemlerinin belirlenmesi, bu sorunun çözümünde kritik bir rol oynar. Kadın ve erkek fark etmeksizin herkesi etkileyebilen saç dökülmesi tedavisi, mutlaka dermatologlar tarafından değerlendirilmelidir. Dermatoloji Uzmanı Dr. Fatma Menteş, saç dökülmesinin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Saç dökülmesi, saç tellerinin incelmesi, zayıflaması ve belirgin bir şekilde dökülmesiyle kendini gösteren bir tablodur. Günlük 50-100 tel saç dökülmesi normal bir süreç olarak kabul edilir. Ancak, uzun süreli ve aşırı miktarda saç dökülmesi, yalnızca estetik bir sorun değil, aynı zamanda altta yatan ciddi sağlık problemlerinin habercisi de olabilir.
Saç dökülmesi çeşitli sebeplere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Genetik faktörler, hormonal değişiklikler, stres ve diğer psikolojik etkenler, beslenme eksiklikleri, yanlış saç bakım alışkanlıkları, bazı tıbbi durumlar ve ilaç kullanımı, yaşlanma süreci ve mevsimsel değişiklikler gibi çeşitli faktörler saç dökülmesine yol açabilir.
Genetik Faktörler: Aileden gelen genetik yatkınlık, hem erkeklerde hem de kadınlarda saç dökülmesine neden olabilir. Özellikle erkek tipi saç dökülmesi (androgenetik alopesi), genetik kaynaklıdır.
Cilt Problemleri: Deriyi etkileyen mantar enfeksiyonları, sedef hastalığı, liken planus, akne ve egzama gibi cilt rahatsızlıkları, saç dökülmesinde önemli bir rol oynayabilir.
Beslenme Alışkanlıkları: Dengeli ve düzenli beslenmemek, saç dökülmesinin en sık rastlanan sebeplerinden biridir. Özellikle yetersiz kalori ve protein tüketimi saçın sağlıklı uzamasını olumsuz etkiler.
Vitamin ve Mineral Eksikliği: B12 vitamini, D vitamini, demir, folik asit, biotin ve çinko gibi saç için gerekli vitamin ve minerallerin eksikliği saç dökülmesine zemin hazırlayabilir. Bu durum genellikle yetersiz beslenme veya emilim problemleri ile ilişkilidir.
Hormonal Değişiklikler: Doğum, menopoz, polikistik over sendromu (PCOS) ve tiroid hastalıkları gibi hormonal değişiklikler, saç dökülmesinde belirleyici olabilir.
Stres ve Psikolojik Faktörler: Uzun süreli stres, “telogen effluvium” adı verilen ani ve yaygın saç dökülmesine neden olabilir. Psikolojik travmalar da saç dökülmesinde tetikleyici bir etkendir.
Saç Bakım Alışkanlıkları: Aşırı sıcaklık uygulamaları (örneğin, sık fön çekme), saçların sıkı bağlanması veya kimyasal içerikli saç boyaları gibi işlemler, saç tellerini zayıflatarak dökülmeye neden olabilir.
İlaç Kullanımı ve Bazı İç Hastalıklar: Diyabet, romatizmal hastalıklar, tiroit hastalıkları, gibi sistemik hastalıklar ve bunların tedavisinde kullanılan ilaçlar saç dökülmesine sebep olabilir.
Kemoterapi ve Doğum: Kemoterapi tedavisi sırasında saç dökülmesi yaygın olarak görülür. Tedavi tamamlandıktan sonra genellikle saç yeniden uzar. Ayrıca doğumdan sonraki 2-3 ay içinde hormonal değişiklikler nedeniyle saç dökülmesi yaşanabilir.
Androgenetik Saç Dökülmesi: Genetik faktörler ve androjen hormonlarının etkisiyle oluşan bu saç dökülmesi, erkeklerin yaklaşık %50’sinde, kadınların ise %20-25’inde görülür. Bu durum yıllar içinde yavaş ilerler ve saçın tepe bölgesinde belirgin bir incelme oluşur. Arka kısma oranla tepe kısmında daha fazla seyrelme dikkat çeker.
Alopesi Areata: Halk arasında "saçkıran" olarak bilinen bu durum, aniden ortaya çıkan ve bir veya birkaç saçsız alan ile kendini gösteren bir hastalıktır. Bulaşıcı olmayan bu rahatsızlık, sakal ve kaş gibi diğer kıllı bölgelerde de fark edilebilir.
Tirot Hormonlarına Bağlı Saç Dökülmesi: Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidizm) durumunda yaygın saç kaybı görülebilir. Uzun süreli hipotiroidizm tedavi edilmezse, saç köklerinde kalıcı hasar oluşabilir. Bu arada, tiroid bezinin aşırı çalışması (hipertiroidizm) da saç dökülmesinin gerekçesi olabilir.
Erkeklerde saç dökülmesi, kadınlara kıyasla daha yaygın görülür. Bunun temel nedenlerinden biri, erkeklerde saç dökülmesini tetikleyen "5-alfa redüktaz" adlı enzimin daha aktif olmasıdır. Bu enzim, testosteronu dihidrotestosteron (DHT) adı verilen bir hormona dönüştürerek saç köklerini zayıflatır. Kadınlarda ise "aromataz" adlı enzim daha fazladır ve bu durum DHT'nin etkisini sınırlayabilir.
Kadınlarda saç dökülmesi genellikle genetik faktörlere bağlıdır. İlk aşamada saç tellerinde incelme ve dökülme eğilimi gözlenir; ilerleyen durumlarda bu süreç kelliğe kadar ulaşabilir. Kadınlarda saç dökülmesine neden olan diğer faktörler şunlardır:
Lazer Tedavisi: Düşük düzeyli lazer tedavisi (LLLT) saç köklerini uyararak kan dolaşımını artırır ve saçların yeniden çıkmasına yardımcı olur. Düzenli uygulandığında saç dökülmesinin durmasına ve saçların daha güçlü hale gelmesine katkı sunar.
Saç Mezoterapisi: Bu etkili teknik, saç dökülmesine karşı sıklıkla tercih edilir. Uygulama sırasında, saçın büyümesi için gerekli olan vitaminler, antioksidanlar, mineraller ve dolaşım düzenleyici maddeler mikro iğneler yardımıyla doğrudan saçlı deriye enjekte edilir. Ardından, saç derisine masaj yapılır. Uzmanlar tarafından, kadın ve erkeklere belli periyotlarla 5-10 seans şeklinde uygulanabilir. Saçlar bu tedavi sayesinde eski canlı ve parlak görünümünü elde eder.
PRP Saç Tedavisi: Platelet Rich Plasma (PRP) yöntemi, saç dökülmesi tedavisinde oldukça etkili bir tekniktir. Bu işlemde hastanın kendi kanından elde edilen büyüme faktörleri ve trombositler, saç köklerini beslemek ve güçlendirmek için sorunlu bölgeye enjekte edilir. PRP tedavisi genellikle genetik saç dökülmesinde etkili sonuçlar verir. Bu yöntem, saç mezoterapisiyle birlikte uygulanarak daha etkili sonuçlar elde edilebilir.
Saç Ekimi: Saç ekimi, yağın olarak erkeklere yönelik tercih edilen kalıcı bir tedavi seçeneğidir. Bu uygulamada, genetik olarak dökülmeye dirençli olan saç kökleri donör bölgeden alınarak tamamen dökülmüş ya da seyrek alanlara transfer edilir. Saç ekimi, uzun vadede estetik ve kalıcı sonuçlarıyla bireyleri mutlu eder.
Saç dökülmesini önlemek veya geciktirmek için dengeli beslenme (protein, omega-3, biotin, B12, folik asit ve D vitamini gibi), düzenli saç derisi bakımı, yeterli su tüketimi, saçı yoğun ısıya maruz bırakmaktan (örneğin düzleştirici veya fön makinesi) kaçınmak, stresten uzak durmak ve sigara kullanımını bırakmak gibi yöntemler etkili olabilir.
NOT: Hastalıklar ve tedavi yöntemleriyle ilgili içeriklerimiz yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Sağlığınızla ilgili tüm konularda doktorunuza veya bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.