Keloid, ciltte meydana gelen yaralanmalar, sıyrıklar, cerrahi müdahaleler, piercing veya dövme gibi uygulamalardan dolayı gelişen travmaların sonucunda oluşan anormal ve aşırı boyuttaki doku büyümelerine verilen isimdir. Keloid normal yara iyileşme sürecinden bazı farklılıklar gösterir. Travma yaşayan bölgede sert, hassas, parlak ve kabarık, nadiren de ağrılı lezyonlar şeklinde ortaya çıkar.
Keloid, insan bedeninin herhangi bir bölgesinde meydana gelebilir. Ancak en çok kulak, sırt, omuz ve göğüs bölgesinde karşımıza çıkar. Keloid oluşumunda kişinin cilt tipi, travmanın şiddeti, yaranın lokasyonu ve genetik yatkınlık gibi çok sayıda faktör rol oynayabilmektedir. Adana’da hastalarına hizmet veren Uzman Dermatolog Doktor Fatma Menteş; Keloid nedir, nedenleri nelerdir, tedavisi nasıldır sizler için anlattı.
Keloid oluşumunun nedeni kesin olarak bilinmese bile ciltte meydana gelen bazı yaralanmaların, sıyrıkların, geçirilen cerrahi operasyonların, piercing ve dövme uygulamalarının keloid oluşumunda etkili olduğu bilinmektedir. Tüm bu etkenlerden dolayı gerçekleşen cilt hasarının sonucunda keloid meydana gelir. Ancak bazı kişilerin cilt tipinden ve genetik özelliklerinden dolayı keloid oluşumuna daha yatkın olduğunu söylemek mümkündür.
Genetik etkenlerden kaynaklanabileceği gibi hormonal faktörler, cilt tipi ve kişinin yaşı da keloid oluşumunda etkili olabilmektedir. Keloid oluşumu cilt hasarının enfekte olması ya da düzensiz iyileşmesi halinde daha sık görülebilmektedir.
Keloid her cilt tipinde karşımıza çıkabilir. Ancak bazı kişiler keloid oluşumuna karşı daha yatkındır. Keloide yatkın grupları sıralamamız gerekirse:
Keloid çoğunlukla ağrısız seyreder. Genellikle estetik açıdan önemli bir sorun yaratır. Fakat bölgede hassasiyet, rahatsızlık, kaşıntı gibi şikayetler yaşanabilir. Nadiren de olsa keloid oluşumuna ağrı ve yanma gibi semptomlar eşlik edebilmektedir.
Keloid genel olarak tek tip tarif edilir. Ancak bazı alt tiplerinin de olabileceği düşünülmektedir. Bu alt tipler şu şekildedir:
Keloid, ciltteki yaralar iyileşirken aşırı bir şekilde büyümesinin sonucunda kabarık ve kalın bir yara izi meydana getiren bir çeşit cilt hastalığıdır.
Keloid tedavisinde kullanılan birden fazla sayıda yöntem mevcuttur. Fakat söz konusu bu yöntemlerin hiçbiri kesin bir tedavi sağlamayabilir. Bu nedenle ilaç tedavilerine başvurulabilir. Dermatolog hekiminizin reçete edeceği bu ilaçlar keloid büyümesini durdurabilir veya azaltabilir.
Keloidin dondurularak giderilmesini amaçlayan kriyoterapi uygulaması sonrası keloid küçültülebilmektedir.
Lazer teknolojisi de keloid tedavisinde kullanılan yöntemlerden biridir. Bu yöntemde keloidin boyutunu küçültmek ve cildin yeniden şekillenmesini sağlamak hedeflenir. Lazer tedavisi lokal anestezi ile birlikte uygulanır. Lazer ışınları ile keloidin üzerine ve cildin üst tabakasına kontrollü biçimde uygulanır. Tedavinin ne kadar süreceği keloidin konumuna veya boyutuna göre farklılık gösterebilir. Çoğu zaman birkaç seanslık lazer tedavisi yeterli olabilmektedir. Lazer tedavisinin ne kadar etkili olacağı kişiden kişiye değişebilir. Lazer tedavisinin ardından keloidde yeniden büyümeye rastlanabilmektedir.
Keloidin tekrar büyümesini önlemek için kullanılan radyoterapi tedavisi çoğunlukla cerrahi operasyonlardan sonra gelişen keloidlere karşı tercih edilir.
Keloidin belirginliğini azaltmak için kullanılan silikon tedavisinde keloid üzerine silikon uygulanmaktadır.
Keloidin büyümesini önlemek veya azaltmak için kullanılan ilaçlar ancak dermatolog hekim tavsiyesiyle ve onun gözetiminde kullanılmalıdır. Belirli periyotlarda keloidin üzerine uygulanan bu ilaçların ne kadar süre kullanılacağı keloidin boyutuna ve konumuna göre farklılık gösterir. İlaç uygulamalarının tek başına yeterli olmadığı vakalarda başka tedavilerle kombine olarak ilaçlar kullanılabilir.
Keloid, cilt yüzeyinde meydana gelen travmaların iyileşirken aşırı miktarda büyümesi ve kalınlaşmasını ifade eder. Keloid tedavisinde kullanılan yöntemlerden biri de cerrahi müdahaledir. Keloid ameliyatları, hasta lokal anestezi etkisi altındayken gerçekleştirilebilir. Keloid bölgesi sterilize edildikten sonra hastaya lokal anestezi uygulanır. Sonrasında keloid, çevresindeki normal doku ile birlikte çıkartılır. İşlem sonrasında meydana gelen cerrahi alan uygun sutür materyalleri ile kapatılır. Pansumanın ardından hastanın yara iyileşmesini hızlandırmak için uygun ilaçlar reçete edilir.
Keloid ameliyatının ardından bölgede ağrı, hassasiyet veya şişlik gibi durumlar yaşanabilir. Tüm bu bulgular kısa süre içerisinde azalır ve birkaç hafta içerisinde tümüyle iyileşmiş olur. Hastanın bu süreçte yara bölgesinin bakımına özen göstermesi gerekir.
Keloid tedavisinde sıkça kullanılan yöntemlerden biridir. Steroid enjeksiyonu ile keloidin büyümesini durdurmayı ve azaltmayı amaçlayan bu yöntem klinik koşullar altında, bölge sterilize edildikten sonra uygulanır. Belirli periyotlar dahilinde uygulanan bu tedavinin kaç seans yapılacağı söz konusu keloidin boyutu ve şiddetine göre şekillenir.
Tedavi boyunca hastanın düzenli olarak doktor kontrollerine gitmesi önem taşır. Ciltte incelme, renk değişikliği, ağrı ve şişlik benzeri bazı bulgular gözlenebilir. Bu bulguların geçici olduğunu vurgulamak gerekir. Tedavinin tamamlanmasının ardından bu yan etkiler ortadan kalkar.
Keloid tedavisinde kullanılan çok sayıda farklı tedavi prosedürü vardır. Tedavi maliyetleri uygulanan prosedüre, keloidin yerleştiği noktaya ve boyutuna göre farklılık gösterebilir. Kimi vakalarda birden fazla tedavi yönteminin kombine şekilde uygulanması gerekir. Keloid tedavisi fiyatları hakkında güncel ve net bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Keloid tedavisi için dermatoloji, genel cerrahi ve plastik cerrahi hekimlerine başvurabilirsiniz.
Genel olarak keloidler kendiliğinden iyileşme göstermezler. Ciltte yaşanan travmanın ardından cildin daha fazla kolajen üretmesi aşırı miktarda doku büyümesine neden olur. Bu yüzden keloidler çoğu zaman kalıcı niteliktedir. Bu yüzden herhangi bir şekilde zamanla kendiliğinden küçülmez veya kaybolmazlar. Fakat nadiren de olsa bazı durumlarda keloidin kendiliğinden küçülmesi veya renk değişimi sonucunda daha az belirgin hale gelmesi olasıdır.
NOT: Hastalıklar ve tedavi yöntemleriyle ilgili içeriklerimiz yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Sağlığınızla ilgili tüm konularda doktorunuza veya bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.