Kaşıntı cilt hücrelerinin ya da ciltle ilişki halindeki sinir hücrelerinin tahriş olmasından kaynaklanan ve çoğunlukla hafif bir yanma gibi hissedilen elektriksel ve zaman zaman periyodik olabilen bir histir. Bir bakıma “acı” olarak deneyimlenmesinden dolayı, kaşınmanın giderilmediği hallerde rahatsız edici olmaktadır. Tıpkı titreşim, sıcak, soğuk ve ağrı gibi duyusal bir olaydır. Bir bakıma cildin kendini koruma mekanizmalarından biridir. Kaşıntı bizi zararlı dış etkenlere karşı uyarmaktadır. Kaşıma sonucunda hissedilen acı azalır ve kişi bir rahatlama hissi yaşar. Bu yüzden de kaşınan yeri kaşımak her zaman için haz veren rahatlatıcı bir etki sağlar.
Fakat ileri düzeyde ve kontrolsüz şekilde seyreden kaşıntılar, tedavi edilmediği taktirde kişi için dayanılmaz bir hal alır. Kaşıntı, çok sayıda cilt sorunun belirtileri arasındadır. Tüm vücudu etkisi altına alan bazı hastalıklarda bir semptom olarak karşımıza çıkar.
Kaşıntı, cildimizdeki hücreler ve sinir sisteminin karmaşık bir ilişkisinin sonucunda ortaya çıkar. Kaşınma hissinin meydana gelmesinde birçok hücre tipi, enflamatuvar ve protein görev alabilmektedir.
Çoğu zaman kaşınmaya yol açan unsur cildin kurumasıdır. Kuru deride mikro yarıklar oluşur ve yerel enflamasyonlar meydana gelir. Bu yüzden hücreler kinin ve histamin benzeri moleküller salgılar. Bunlar C-fiber nöronlarını uyarır ve beyin bunu kaşınma olarak algılar. Bu reseptörlerin genellikle mekanik, termal ve kimyasal aracılar tarafından uyarılır ve bunun sonucunda kaşıntı hissi tetiklenir. Kaşınan yerde genellikle kızarıklık ve şişlik meydana gelir.
Kaşınan bölgeyi kaşımak, bölgedeki ağrı ve dokunma reseptörlerini tetikler. Spesifik prurireseptörlerden iletilen sinyallerin baskılanmasını sağlar. Bunun sonucunda geçici ve yerel kaşınmalar giderilir. Örnek vermek gerekirse vücudunuza bir tüy ya da böcek dokunduğunda hissedilen geçici ve yerel kaşınmalar buna örnektir.
Fakat kaşınmaya yol açan problem devam ediyorsa yani kronik bir kaşıntı söz konusuysa, kaşıyarak kaşıntıyı önleyemezsiniz. Hatta bazı durumlarda kaşınan bölgeyi kaşımak, kaşınmanın kaynağı olan faktörün cilde yayılmasına neden olur. Bunun yanı sıra, açık yaralar iyileşirken hissedilen kaşıntıyı kaşırsanız yaranın iyileşme sürecine zarar verir.
Genellikle kaşıntı hissine karşı koymak son derece zordur. Zira kaşıma tepkisi son derece antik bir tepkidir. Beynin talamus bölgesi tarafından kontrol edilir. Bu yüzden bilinçli olarak kaşıma arzusuna engel olmak oldukça zordur.
Bilim dünyası son yüz yıldır kaşıntı olgusunu araştırsa da henüz etkili bir antipruritik tedavi bulunabilmiş değildir. Fakat kaşıntı hissini baskılayan bazı topikal ve oral ilaçlar mevcuttur. Dermatolog hekiminiz durumunuza göre kaşıntı baskılayıcı losyonlar, kremler, antihistaminikler önerebilir veya ultraviyole ışık tedavisine başvurabilir. Ancak esas olan kaşıntıya neden olan faktörün tespiti ve bu faktörün ortadan kaldırılmasıdır.
Kaşıntı türleri altı ana başlık altında değerlendirilir. Bunlar:
NOT: Hastalıklar ve tedavi yöntemleriyle ilgili içeriklerimiz yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Sağlığınızla ilgili tüm konularda doktorunuza veya bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.